Uber, AV Lab projesiyle otonom sürüş kapasitesini yeniden hayata geçiriyor; bu sefer araçlar, robotaksi olarak hizmet vermekten çok, veri toplama amacıyla sahada bulunacak. Araçlar kamera, lidar ve radar gibi standart sensörlerle donatılmış durumda, ancak sürüşler tamamen manuel olarak gerçekleştirilecek.
Veri odaklı yaklaşım Uber, 2020 yılında otonom araç birimini sattıktan sonra doğrudan geliştirici olmak yerine bir platform sağlayıcısı konumuna odaklandı. Şirket şimdi, otonom sürüş girişimlerinin ihtiyaç duyduğu kritik verileri sahaya geri getirerek paylaşmayı planlıyor. Uber CFO’su Balaji Krishnamurthy’nin açıkladığına göre bu araçlar, günlük olarak ağlarındaki zorlu sürüş durumlarını analiz etmek için kullanılacak ve elde edilen veriler ortaklara ücretsiz şekilde sunulacak.
Otonom sürüş operatörlerinin halka açık ilk sürücüsüz sürüş lansmanlarına ulaşması için yaklaşık 10 milyon mil gibi bir veri birikimine ihtiyaç duyulduğu düşünülüyor. Bu bağlamda AV Lab filosu, bu yıl sonunda aylık en az 2 milyon mil veri üretmeyi hedefliyor. Başlangıçta tek bir Hyundai Ioniq 5 ile başlanmasına rağmen, ilerleyen dönemde farklı modellerin de dahil edilmesi planlanıyor. Girişim, Wayve, WeRide, Nuro ve Waabi gibi kaynaklarını sınırlı tutan geliştiricilerin maliyetlerini düşürmeyi amaçlayarak daha geniş bir ekosisteme hizmet vermeyi hedefliyor.
Otonom çözümler için yeni bir dönem Uber, yılın başında robotaksi ortaklarına çeşitli hizmetler sunmayı amaçlayan Uber Autonomous Solutions projesini duyurmuştu. Bu çaba, binlerce test aracından elde edilen eğitim verilerini kullanarak ortakların otonom araçlarını daha hızlı geliştirmelerine katkı sağlıyor. Veri toplama süreci ile Uber, otonom araç ekosisteminde bir teknoloji sağlayıcısı olarak konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. 2027 yılı itibarıyla veri toplama kapasitesini daha da artırmayı hedefleyen şirket, bu stratejiyle sektördeki girişimlerin ticari hizmetlerini hızlı bir şekilde ölçeklendirmelerine destek olmayı amaçlıyor.
